Kolay İçerik
Güneş yavaş yavaş batıp da mesai saati bitince, İstanbul’un o meşhur trafiği ve kornaları yerini yavaş yavaş topuklu ayakkabı tıkırtılarına bırakır. Özellikle Şişli gibi bir semtteyseniz, gündüzün o asık suratlı, takım elbiseli telaşı bir anda kaybolur; yerine simler, payetler ve kocaman kahkahalar gelir. İşte tam bu saatlerde, sokağın nabzını tutan, caddelerin tozunu attıran bir isim çıkar sahneye. Kimden mi bahsediyoruz? Tabii ki gecelerin kraliçesi, Şişli travesti Candan’dan!
Çayınızı, kahvenizi ya da elinizdeki o afilli kokteyli yudumlamaya başlayın. Çünkü bugün, Şişli’nin o bitmek bilmeyen enerjisine, arka sokaklardaki samimi sohbetlere ve Candan’ın o meşhur sivri diliyle anlattığı gece maceralarına konuk oluyoruz. Kasılmaya, ciddiyete yer yok; burada herkes olduğu gibi!
Şişli’nin İki Yüzü: Gündüz Plaza, Gece Şamata
Şişli dediğiniz yer, aslında İstanbul’un en komik tezatlarından biridir. Sabahın köründe kahvesini eline alıp metroya koşturan beyaz yakalılar ile gecenin bir yarısı çorbacıda işkembe gömen tayfa aynı kaldırımları aşındırır. Ama gece olunca, o kaldırımlar adeta podyuma dönüşür.
Şişli travesti Candan için bu sokaklar sadece bir yürüyüş yolu değil, aynı zamanda devasa bir sahnedir. Harbiye’den Kurtuluş’a, Pangaltı’dan Osmanbey’e uzanan bu geniş coğrafyada, onun ayak basmadığı, selam vermediği tek bir esnaf bile bulamazsınız. Taksicisinden midyecisine, kulüp kapısındaki güvenlikten köşedeki büfeciye kadar herkes Candan’ı tanır. Çünkü o, sadece dış görünüşüyle değil, o anında yapıştırdığı zeka dolu esprileriyle de hafızalara kazınır.
Candan Sahnede: Kusursuz Makyaj, Bitmeyen Enerji
Peki kimdir bu Şişli travesti Candan? Onu ilk gördüğünüzde dikkatinizi çeken şey muhtemelen o jilet gibi eyeliner’ı ve asla taviz vermediği dik duruşu olacaktır. “Kız, o topuklularla nasıl yokuş çıkıyorsun?” diye soranlara, “Tatlım, biz hayatın yokuşunu çıkmışız, Şişli’nin yokuşu bize vız gelir!” diye yapıştırır cevabı.
Candan’ın tarzı, tam bir şov dünyası yansımasıdır. Bazen devasa peruklarla, bazen de sade ama inanılmaz iddialı elbiselerle arz-ı endam eder. Ama onun asıl güzelliği, muhabbetindedir. Yanına oturduğunuz an, sanki kırk yıllık arkadaşınızmış gibi hissettirir. Dert dinler, akıl verir, yetmezse bir de üstüne sizi o dertten kurtaracak en komik hikayeyi patlatır.
Gece Kulüplerinin Tozunu Attırmak
Şişli’de eğlence dendiğinde akla gelen o loş ışıklı mekanlar, Candan’ın ikinci evidir. İçeri adım attığı an, DJ bile anlar onun geldiğini. Hemen en sevdiği parça çalmaya başlar. Candan, o mekana sadece eğlenmek için değil, adeta eğlenceyi yönetmek için girer.
“Geçen gün kulüpteyiz,” diye anlatmaya başlıyor Candan, gözlerini devirerek. “Bir tane çocuk geldi, bana içki ısmarlayacak aklınca. Diyorum ki, ‘Canım benim, senin o bana ısmarlayacağın içkiyle ben anca dişimi fırçalarım!’ Çocuğun suratı bir düştü, sonra dayanamadım güldüm, hadi gel ablan sana bir tekila ısmarlasın dedim. Bütün gece peşimde dolandı durdu!” İşte Şişli travesti Candan’ın o efsanevi dobralığı ve anında ortamı yumuşatan tatlı dili tam olarak böyledir.
Taksiciler ve Çorbacılar: Gecenin Gizli Kahramanları
İstanbul gecelerinin en büyük gerçeği, eğlencenin sonunda o meşhur çorbacıya gidilmesidir. Şişli ve çevresindeki çorbacılar, gecenin tüm günahlarının ve sevaplarının konuşulduğu yerlerdir. Candan’ın çorbacı ritüelleri ise dillere destandır.
Düşünün; saat sabahın beşi, makyajlar hafiften akmış, ayaklar sızlıyor. İçeri bir giriyorsunuz, köşede Candan ve kızlar. Ortada devasa bir işkembe tenceresi dönüyor. Taksici abiler bir yandan, kulüp çıkışı acıkan gençler diğer yandan herkes kaynaşmış durumda.
Candan o anları şöyle anlatıyor: “Ayol biz çorbacıda memleket meselesi çözüyoruz! Geçen sarı taksinin biri durdu, şoför abi dertli. ‘Abla,’ diyor, ‘karıyla kavga ettik.’ Dedim geç otur şuraya, sana bir kelle paça söyleyelim, için ısınsın. Sonra abiye bir iki taktik verdim, ertesi gün aradı beni, yengeyle barışmışlar. Yani biz sadece geceyi renklendirmiyoruz şekerim, biz aynı zamanda Şişli’nin Güzin Ablasıyız!”
Komik Anılar: Topuk Kırılmaları ve Yanlış Anlaşılmalar
Elbette bu renkli hayatın içinde bolca komedi de var. Şişli travesti Candan’ın anlattığı hikayeler, bazen insanı gülmekten sandalyeden düşürecek cinsten.
“Bir gece Kurtuluş’ta yürüyorum,” diye başlıyor anlatmaya. “Üzerimde o kadar dar bir etek var ki, adım atamıyorum resmen. Pıt pıt yürüyorum penguen gibi. Karşıdan da iki tane teyze geliyor. Teyzelerden biri bana baktı baktı, ‘Kızım,’ dedi, ‘o etekle nasıl nefes alıyorsun sen?’ Ben de hiç bozmadım, ‘Teyzeciğim, güzellik fedakarlık ister, ben oksijeni cilt gözeneklerimden alıyorum’ dedim. Kadın bana bir Fatiha okudu, öyle geçti gitti yanımdan.”
Bu tarz hikayeler, Şişli’nin o mahalle kültürüyle gece hayatının nasıl iç içe geçtiğinin en güzel kanıtıdır. Candan, karşılaştığı her türlü duruma o keskin zekasıyla cevap verir ve olumsuzlukları bile bir anıya, bir fıkraya dönüştürmeyi başarır.
Dayanışma ve Kardeşlik: Birlikten Kuvvet Doğar
Şişli travesti Candan’ın anlattıklarından yola çıkarak sadece yüzeysel bir eğlence dünyası düşünmek büyük hata olur. Bu sokaklarda inanılmaz bir dayanışma ve kız kardeşlik bağı vardır. Gece hayatının getirdiği zorluklar, tehlikeler ve önyargılar, bu insanları birbirine sımsıkı kenetler.
“Bizim buralarda kimse kimseyi yarı yolda bırakmaz,” diyor Candan, biraz daha ciddi bir tonla. “Birimizin canı yansa, hepimiz orada biteriz. O topukluları sadece süs için giymiyoruz, gerektiğinde o topukluyla birbirimize kalkan oluyoruz.” Bu sözler, o simli dünyanın altındaki gerçek gücü ve direnişi özetliyor aslında. Onlar sadece eğlenmiyor, aynı zamanda var olma mücadelesi veriyorlar ve bunu en renkli, en gürültülü şekilde yapıyorlar.
Gecenin Sonu: Makyaj Silinirken Geriye Kalanlar
Her güzel gecenin bir sabahı vardır. Güneş Şişli binalarının arasından kendini göstermeye başladığında, o sihirli saatler de sona erer. Peruklar çıkar, takma kirpikler kutusuna konur ve o kusursuz makyajın altından yorgun ama bir o kadar da gururlu yüzler çıkar.
Şişli travesti Candan için sabah saatleri, bir sonraki gecenin hazırlıklarının başladığı anlardır aslında. “Makyajı silerken aynaya bakıp ‘Bugün de çok güzeldik, bugün de hakkını verdik’ diyorum,” diyerek özetliyor o anı. Gündüzün o tekdüze, renksiz dünyasına inat, her gece o renkleri yeniden yüzlerine ve ruhlarına çizerler.
Şişli Sokakları Sizi Çağırıyor
Eğer bir gün yolunuz gece yarısı Şişli’ye düşerse, etrafınıza daha dikkatli bakın. Belki köşedeki büfeden sosisli alan, belki de taksi beklerken yanındakiyle kahkahalarla gülen o tanıdık silüeti görürsünüz. Şişli travesti Candan ve onun gibi gecenin rengini oluşturan tüm kadınlar, bu şehrin en canlı, en gerçek hikayeleridir.
Unutmayın, hayat fazla ciddiye alınmak için çok kısa. Arada sırada o mecazi (ya da gerçek) topukluları giyip, sokakların tadını çıkarmak, bir çorbacıda tanımadığınız insanlarla dertleşmek lazım. Candan’ın da her zaman dediği gibi: “Kızlar, hayat bir sahne, ve biz başrolüz! Gerisi sadece figüran.”
Sizin de Şişli gecelerine dair komik anılarınız veya anlatacak hikayeleriniz varsa, aşağıya yorum bırakmayı unutmayın. Kim bilir, belki bir sonraki gece hep beraber o meşhur çorbacıda buluşuruz!
Etiketler: şişli travesti candan, şişli gece hayatı, istanbul travesti dünyası, gece kulüpleri, eğlence mekanları, çorbacı anıları, lgbti eğlence, istanbul geceleri, travesti kültürü, komik anılar

