Selamlar. Konumuz, İstanbul’un o güzelim, o cıvıl cıvıl karmaşasında parlaması gerekirken nedense hep bir adım geride, adeta figüran rolünde kalan Maltepe travesti kraliçeleri! Evet, yanlış duymadınız. Sanki şehrin geri kalanı başrolde, bizim Maltepe’nin çiçekleri ise “arkadan geçen ağaç 3” rolüne layık görülüyor. Buna bir dur demenin vakti gelmedi mi sizce de?
Şimdi dürüst olalım, İstanbul denince akla gelen ilk yerler nereler? Taksim, Beyoğlu, Kadıköy… Buralar adeta travesti dünyasının Hollywood’u gibi. Işıklar, kameralar, aksiyon hep orada. Peki ya bizim canımız Maltepe? Anadolu Yakası’nın bu güzide incisi, sanki haritada unutulmuş bir ada gibi kalıyor. Birisi “Maltepe travesti” dediğinde, bazıları haritayı açıp “Neresiydi yahu orası?” diye bakıyor. Şaka bir yana, bu durum artık bizim canımızı sıkmaya başladı. Bizler, yani Maltepe’nin alımlı, neşeli, hayat dolu kızları, neden hep ikinci planda kalıyoruz? Bizim ışığımız mı daha az parlak? Yoksa topuklularımız mı yeterince ses çıkarmıyor? Haydi gelin, bu konuyu masaya bir yatıralım.
Bu yazıda, Maltepe travesti camiasının neden geri planda kaldığına dair şikayetlerimizi esprili bir dille dile getireceğiz. Amaç kimseyi kırmak değil, tam tersine, “Hey, biz de buradayız ve harikayız!” diye sesimizi duyurmak. Hazırsanız, kahkahalarla karışık bir isyan başlıyor!
Kolay İçerik
Coğrafya Kader midir? Maltepe’nin Konumsal Dezavantajları
Her şeyden önce şu meşhur “konum” meselesine bir el atalım. Ah bu İstanbul’un bir ucuyla diğer ucu arasındaki mesafeler! Sanki farklı ülkeler. Biri size Avrupa Yakası’ndan “Gel bir kahve içelim” dediğinde, sanki vize başvurusu yapmanız gerekiyormuş gibi hissediyorsunuz. İşte Maltepe’nin ilk talihsizliği de burada başlıyor.
Ulaşım Çilesi: Metrobüsle Gidilmeyen Yerler de Var!
Canlarım, kabul edelim, şehrin popüler mekanlarına ulaşım daha kolay. Atlıyorsun metroya, metrobüse, hooop Taksim’desin. Peki ya Maltepe? Sahil yolu güzel, minibüs caddesi cıvıl cıvıl ama gelin görün ki şehrin “merkez” olarak kabul edilen yerlerine biraz sapa kalıyor. Sanki birisi haritayı çizerken, “Burası biraz uzak, aman kimse gitmesin” demiş gibi.
Bir arkadaşım anlatıyor, geçenlerde Beşiktaş’tan bir beyefendiyle tanışmış. Adam “Nerede oturuyorsun?” diye sorunca bizimki gururla “Maltepe!” demiş. Adamın yüzündeki ifadeyi görmeliymişsiniz. Sanki “Azerbaycan’da” demiş gibi bir boşluk, bir anlamsızlık… “Ooo, uzakmış” cevabını alınca bizimkinin bütün hevesi kursağında kalmış. Yahu uzak olan biz miyiz, yoksa sizin konfor alanınız mı çok dar? Maltepe’ye gelmek için pasaport gerekmiyor canım, sadece bir Marmaray bileti yeterli! Bu ulaşım meselesi yüzünden, Maltepe travesti güzelleri olarak potansiyel hayran kitlemizin yarısını daha en başından kaybediyoruz. Sanki biz “uzak mesafe ilişkisi” yaşamak zorundaymışız gibi bir durum var ortada.
Mekanların Gölgesinde: Neden Bütün Işıklar Taksim’de?
Bir diğer konu da mekanlar. Eğlence hayatının kalbi nerede atıyor? Beyoğlu, Şişli… Peki bizim Maltepe’nin neyi eksik? Harika kafelerimiz, nefis restoranlarımız, cıvıl cıvıl bir sahilimiz var. Ama konu travesti eğlence mekanlarına gelince, Maltepe maalesef biraz bakir kalıyor. Bu durum, “Maltepe travesti” denince insanların aklında somut bir buluşma noktasının canlanmamasına neden oluyor.
Düşünsenize, birisi size “Hadi bu akşam bir şeyler yapalım” dediğinde, aklınıza gelen ilk seçenekler genellikle şehrin popüler bölgeleri oluyor. Bu durum sadece sosyal hayatımızı değil, aynı zamanda görünürlüğümüzü de etkiliyor. Biz de istiyoruz ki kendi mahallemizde, kendi mekanlarımızda kraliçeler gibi ağırlanalım. Her seferinde saatler süren yolculuklarla şehrin öbür ucuna gitmek zorunda kalmayalım. Belki de bu yazıyı okuyan girişimcinin aklına bir fikir gelir de Maltepe’ye şöyle şanımıza yakışır, bol simli, bol ışıklı bir mekan açar. Ne dersiniz, fena mı olur? Bizden söylemesi!
Dijital Dünyanın Üvey Evlatları: Maltepe Travesti ve Sosyal Medya Algısı
Gelelim dijital dünyaya. Artık her şeyin sosyal medyada döndüğü bir çağdayız. Güzellik, popülerlik, hepsi birer tık uzağımızda. Ama gelin görün ki bu dijital krallıkta da Maltepe kızları olarak taht kavgası veriyoruz.
Algoritmanın Cilvesi: Hashtag Savaşları
Sosyal medyada var olmanın ilk kuralı nedir? Doğru etiket (hashtag) kullanımı! Şimdi Instagram’a girip #istanbultravesti yazdığınızda karşınıza çıkan manzarayı bir düşünün. Genellikle belirli bölgelerden, belirli yüzlerden oluşan bir galeri… Peki #Maltepetravesti yazdığınızda? İşte orada işler biraz değişiyor. Daha az içerik, daha az etkileşim… Sanki algoritma bile bize “Siz biraz kenarda bekleyin” diyor.
Bu durum, dijital bir gettolaşmaya neden oluyor. Biz Maltepe’nin incileri, kendi küçük çevremizde parlıyoruz ama o büyük sahneye çıkmakta zorlanıyoruz. Bir post paylaşıyoruz, altına “Maltepe’nin gülü” diye yazıyoruz ama o gül, maalesef sadece kendi bahçemizde kokusunu yayabiliyor. Bu dijital duvarları yıkmak için daha çok çabalamalı, daha çok içerik üretmeli ve “Maltepe travesti” etiketini bir marka haline getirmeliyiz. Belki de toplu bir etiket eylemi yapmalıyız, ne dersiniz? “Bugün hepimiz Maltepeliyiz!”
“Maltepe mi? Orada Travesti Var mıydı?” Ön Yargısı
İnanması güç ama hala bu soruyu soranlar var. Bu, sadece coğrafi bilgisizlikten değil, aynı zamanda dijital dünyadaki görünürlüğümüzün az olmasından kaynaklanıyor. İnsanlar görmedikleri, duymadıkları bir şeyin varlığına inanmakta zorlanıyorlar. Bu ön yargıyı kırmanın yolu da yine dijital mecraları daha aktif kullanmaktan geçiyor.
Geçenlerde bir arkadaşım online bir platformda tanıştığı kişiye Maltepeli olduğunu söylemiş. Karşıdaki kişi “Aaa, ben o tarafları pek bilmem, genelde Taksim civarındayım” demiş. Sanki bizimkisi başka bir gezegenden gelmiş gibi! İşte bu algıyı değiştirmek bizim elimizde. Maltepe’nin ne kadar canlı, ne kadar renkli bir yer olduğunu, burada ne kadar harika insanların yaşadığını göstermeliyiz. Maltepe travesti camiasının ne kadar güçlü, ne kadar eğlenceli olduğunu kanıtlamalıyız. Çektiğimiz her fotoğraf, yazdığımız her yorum, bu ön yargı duvarında bir tuğlayı daha yerinden oynatacaktır.
İkinci Planda Olmanın Psikolojisi: Kendine Güven ve Motivasyon
Sürekli geri planda kalmak, bir süre sonra insanın psikolojisini de etkiliyor. “Acaba bende mi bir sorun var?” diye düşünmeye başlıyorsunuz. Bu, son derece tehlikeli bir düşünce.
“Yeterince İyi Değil miyim?” Sendromu
Popülerliğin belirli bölgelerde yoğunlaşması, ister istemez bir karşılaştırma psikolojisi yaratıyor. “Onların neyi fazla, benim neyim eksik?” diye kendinizi sorgularken buluyorsunuz. Oysa hepimiz biliyoruz ki güzellik ve albeni, coğrafyaya göre değişen şeyler değil. Taksim’deki bir travesti ne kadar güzelse, Maltepe’deki bir travesti de o kadar güzeldir. Önemli olan, bu içsel sorgulamalara kapılıp kendimize olan güvenimizi kaybetmemek.
Unutmayın kızlar, her birimiz kendi başımıza birer yıldızız. Sadece sahnemiz biraz daha loş olabilir. Ama bu, bizim parlamayacağımız anlamına gelmez. Kendi ışığımıza güvenmeli, kendi değerimizi bilmeliyiz. Kimsenin bizi “ikinci sınıf” olarak etiketlemesine izin vermemeliyiz. Bizler, Maltepe travesti kraliçeleri olarak, en az şehrin diğer ucundaki hemcinslerimiz kadar değerli, çekici ve özeliz. Bu gerçeği önce kendimiz kabul etmeliyiz ki başkaları da kabul etsin.
Motivasyon Kaybı ve Küskünlük
Sürekli göz ardı edilmek, bir süre sonra motivasyon kaybına ve hatta bir küskünlüğe yol açabilir. “Madem kimse bizi görmüyor, o zaman neden çabalayalım ki?” düşüncesi, en büyük düşmanımız. Bu tuzağa düşmemek gerek. Tam tersine, bu durumu bir motivasyon kaynağına dönüştürmeliyiz.
Bizi görmezden mi geliyorlar? O zaman daha çok parlayacağız! Sesimizi mi duymuyorlar? O zaman daha gür bağıracağız! Maltepe travesti kimliğini, bir dezavantaj değil, bir ayrıcalık olarak görmeliyiz. Biz, Anadolu Yakası’nın saklı kalmış cevherleriyiz. Keşfedilmeyi bekleyen bir hazineyiz. Bu potansiyelin farkına varmalı ve küsmek yerine, daha çok çalışmalıyız. Kendi komünitemizi güçlendirmeli, birbirimize destek olmalı ve Maltepe’nin adını herkese duyurmalıyız.
Çözüm Ne? Sahne Işıklarını Maltepe’ye Nasıl Çekeriz?
Peki, bu kadar dert yandıktan sonra ne yapacağız? Oturup kaderimize ağlayacak mıyız? Asla! Bizler mücadeleci kadınlarız. İşte sahne ışıklarını Maltepe’ye çekmek için birkaç parlak fikir:
- Güçlerimizi Birleştirelim: Her şeyden önce, Maltepe travesti topluluğu olarak daha organize olmalıyız. Birbirimizle iletişim halinde olmalı, ortak etkinlikler düzenlemeliyiz. Belki bir WhatsApp grubu, belki düzenli buluşmalar… Birlikten kuvvet doğar, unutmayın!
- Dijital Ayak İzimizi Büyütelim: Sosyal medyayı daha etkin kullanmalıyız. “Maltepe travesti” etiketini her paylaşımımızda gururla kullanmalı, kaliteli ve ilgi çekici içerikler üretmeliyiz. Maltepe’nin güzel mekanlarında fotoğraflar çekelim, günlük hayatımızdan eğlenceli anları paylaşalım. İnsanlar Maltepe’nin ne kadar yaşanılası bir yer olduğunu bizim gözümüzden görsün.
- Yerel İşletmelerle İş Birliği Yapalım: Maltepe’deki kafe, restoran ve diğer işletmelerle iş birliği yaparak ortak projeler geliştirebiliriz. Belki bir “Drag Queen Günü” düzenleyebilir, yerel mekanlarda küçük şovlar yapabiliriz. Bu, hem bizim görünürlüğümüzü artırır hem de yerel ekonomiye can katar. Kazan-kazan!
- Kendi Hikayemizi Anlatalım: Her birimizin anlatacak bir hikayesi var. Bu hikayeleri blog yazılarıyla, videolarla, podcast’lerle anlatabiliriz. İnsanlar bizi sadece birer “travesti” olarak değil, duyguları, hayalleri, dertleri olan bireyler olarak tanımalı. Samimiyet, her zaman kazanır.
Kraliçenin Tacı, Olduğu Yeri Saray Yapar
Lafın kısası, Maltepe travesti camiası olarak ikinci planda kalmaktan sıkıldık. Ama bu durumu değiştirmek yine bizim elimizde. Coğrafya kader değildir. Önemli olan, nerede olduğun değil, kim olduğundur. Bir kraliçe, tacını taktığı her yeri saraya çevirebilir. Bizler de Maltepe’yi kendi krallığımız yapabiliriz.
Unutmayın, bizler İstanbul’un sadece bir parçası değil, aynı zamanda onun en renkli, en cesur, en hayat dolu çiçekleriyiz. Ve bu çiçeklerin Maltepe’de de açtığını herkese göstermenin zamanı geldi. Artık figüran değil, kendi hikayemizin başrolü olma vakti! Haydi kızlar, topuklularımızı vuralım yere, sesimiz arşa değsin. Maltepe’nin kraliçeleri sahneye çıkıyor, hazır olun

