beylikdüzü travesti kızlar ve yaz mevsimi

Beylikdüzü Travesti Aleminde Hüzünlü Bir Veda: Güle Güle Yaz!

Evet, doğru bildiniz! Beylikdüzü travesti camiası olarak bizler, o çok sevdiğimiz, içimizi kıpır kıpır eden, enerjimize enerji katan yaza veda etmeye hazırlanıyoruz. Ah be canım, yine o malum mevsim geldi çattı. Hani şu yaprakların sararıp döküldüğü, sandaletlerin yerini botlara, incecik elbiselerin yerini kalın kazaklara bıraktığı, içimizi bir hüzün kaplayan sonbahar… Takvim yaprakları Ağustos sonunu gösterirken, Beylikdüzü semalarında tatlı bir telaş ve hüzünlü bir veda havası esiyor.

Şöyle bir durup düşünüyorum da, ne yazdı ama! Gecesi ayrı güzel, gündüzü ayrı bir olaydı. Sahillerde salındığımız, bronz tenimizle göz kamaştırdığımız, teraslarda, balkonlarda sabahın ilk ışıklarına kadar sohbetin dibine vurduğumuz o şahane günler sanki bir rüya gibiydi. Ama her güzel rüyanın bir sonu olduğu gibi, yaz mevsiminin de sonu geldi. Şimdi o incecik askılı bluzları, şortları, uçuş uçuş etekleri dolabın en arkalarına itme ve hırkaları, kazakları önlere çekme zamanı. Ama durun, hemen karalar bağlamayın! Biz Beylikdüzü travesti kızları, her mevsime ayrı bir anlam, ayrı bir güzellik katmayı biliriz. Bu vedayı da kendimize yakışır bir şekilde, şanla şerefle, biraz espri biraz da hüzünle yapacağız elbet.

Gelin, bu yaz Beylikdüzü’nde neler yaşadık, neleri geride bırakıyoruz ve sonbahara nasıl “Merhaba” diyoruz, hep birlikte bir göz atalım. Kemerlerinizi bağlayın, çünkü bol kahkahalı, biraz dedikodulu ve bolca anı dolu bir yolculuğa çıkıyoruz!

Yaz Aşkları ve Kırık Kalpler: Beylikdüzü Sahillerinde Neler Oldu?

Ah, yaz aşkları… O kavurucu sıcaklarda esen tatlı bir meltem gibidir, değil mi? Ama bazen o meltem, fırtınaya dönüşüp her şeyi altüst edebilir. Bu yaz da Beylikdüzü travesti aleminde nice kalpler fethedildi, nice gönüller bir oldu ama bir o kadar da kalp kırıldı, gözyaşı sel oldu.

Hatırlıyorum da, Haziran başında bizim Cansu, Gürpınar sahilinde bir “Herkül”e gönlünü kaptırmıştı. Çocuk esmer, kaslı, yakışıklı… Cansu’nun deyimiyle “yürüyen adonis”. İki ay boyunca bir rüya yaşadılar. Sahilde el ele yürümeler, gün batımını izlerken edilen romantik laflar, geceleri yıldızların altında fısıldaşmalar… Biz de dışarıdan bakıp “Aman ne güzel, sonunda Cansu da muradına erdi” diye sevinirken, ne oldu dersiniz? Adonisimiz, tatili bitince memleketi Almanya’sına geri dönüverdi! Cansu’nun o hayal dünyası, bir anda başına yıkıldı. Günlerce elinde telefon, “Ama bana ‘seni sonsuza dek seveceğim’ demişti” diye ağlayıp durdu. Canım benim, kıyamam. İşte yaz aşklarının o acımasız gerçeği. Tatil bitince, aşk da bitiyor çoğu zaman. Biz de Cansu’ya destek olmak için bir “Yaz Aşkı Mağdurları ve Teselli Gecesi” düzenledik. Bolca çikolata, dondurma ve peçete eşliğinde bütün Beylikdüzü travesti kızları olarak Cansu’nun acısını paylaştık. Bu da bize ders oldu; yazın gönül işlerine dalarken, son kullanma tarihini kontrol etmekte fayda var!

Tabii sadece hüzün yoktu. Bizim Selin mesela, tam tersi bir hikaye yaşadı. Yıllardır platonik olduğu, aynı apartmanda oturduğu o beyefendiyle sonunda bu yaz arayı yaptı. Bir mangal partisinde başlayan yakınlaşmaları, dolu dizgin bir aşka dönüştü. Şimdi kış planları yapıyorlar, hatta Kapadokya’ya balon turuna gitmekten bahsediyorlar. İşte bu da yazın bize bir armağanı. Kısacası Beylikdüzü travesti dünyasında bu yaz, aşkın her tonu yaşandı. Kimimiz kazandık, kimimiz kaybettik ama sonuçta hepsi unutulmaz birer anı olarak kalacak.

Gardırop Krizi: O Mini Etekler Ne Olacak?

Yazın en güzel yanlarından biri de şüphesiz ki giyim kuşam özgürlüğü. İncecik kumaşlar, cıvıl cıvıl renkler, dekolteler, mini etekler, şortlar… Bütün bir kış hayalini kurduğumuz o kıyafetlerle salınmak gibisi var mı? Biz Beylikdüzü travesti kızları için moda, kendimizi ifade etmenin en önemli yollarından biri. Bu yaz da birbirinden iddialı, birbirinden şık kombinlerle Beylikdüzü sokaklarını podyuma çevirdik desek yeridir.

Ama şimdi o dolapları açıp, o güzelim yazlıkları kaldırma vakti geldi. İşte bu, her sene yaşadığımız en büyük travmalardan biri. O severek aldığımız neon sarısı elbise, bir sonraki yaza kadar gün yüzü görmeyecek. O bacaklarımızı upuzun gösteren platform topuklu sandaletler, kutularına hapsolacak. Özellikle bizim gibi bacaklarına güvenen Beylikdüzü travesti güzelleri için mini eteklerden ve şortlardan ayrılmak, bir sevgiliden ayrılmak kadar zor.

Geçen gün bizim evde küçük çaplı bir “Yaza Veda Gardırop Partisi” yaptık. Bütün kızlar toplandık, en sevdiğimiz yazlıklarımızı son bir kez giydik, müzik açıp dans ettik. O anları ölümsüzleştirmek için bol bol fotoğraf çektik. Sonra da hüzünlü bir törenle, kıyafetlerimizi vakumlu poşetlere koyup bazanın altına kaldırdık. O anki sessizliği ve gözlerimizdeki hüznü görmeniz lazımdı. Sanki en yakın arkadaşlarımızı askere uğurluyor gibiydik.

Ama tabii bizde çareler tükenmez. Kışın da şık olmanın yollarını buluruz. Taytlar, deri pantolonlar, şık çizmeler, uzun paltolar… Her mevsimin kendine göre bir güzelliği, bir modası var. Şimdiden kışlık alışveriş listeleri hazırlanmaya başlandı bile. Ama yine de itiraf edelim, hiçbir şey o incecik, tiril tiril yazlıkların yerini tutmuyor. Güle güle miniler, seneye görüşürüz!

Diyet Savaşları ve Kışa Hazırlık

Yaz demek, biraz da fit görünme çabası demek. Kışın alınan o birkaç kilo, yaz gelmeden önce verilmeli ki bikiniler, mayolar, mini etekler içinde kendimizi iyi hissedelim. Bu yaz öncesi de Beylikdüzü travesti camiası olarak ciddi bir diyet ve spor seferberliğine girmiştik. Kimimiz kendini spor salonlarına attı, kimimiz parklarda, sahilde yürüyüş ve koşu yaptı. Karbonhidratı kesenler, şekeri hayatından çıkaranlar, detoks sularıyla yaşayanlar… Büyük bir mücadeleydi.

Yaz boyunca da bu formu korumak için az çabalamadık. Dondurma külahlarına hasretle baktık, o bol şerbetli tatlıları görünce yolumuzu değiştirdik. Ama şimdi yaz bittiğine göre, ne olacak dersiniz? Evet, evet! O diyetler rafa kalkacak! Artık “Aman selülitim görünür mü?”, “Göbeğim çıktı mı?” derdi olmadan rahat rahat yemenin zamanı geldi.

Şimdiden planlar yapılmaya başlandı bile. O çok özlediğimiz ıslak hamburgerler, bol şerbetli künefeler, sıcak salepler, boğaza nazır balık ziyafetleri… Kışın tadı da bunlarla çıkar. Artık o kalın kazakların ve paltoların ardına saklanabileceğimiz için, birkaç kilo almaktan korkmuyoruz. Hatta bizim aramızda bir laf vardır: “Kışın alınan kilo, ayaza karşı izolasyon malzemesidir.” Kendimizi böyle teselli ediyoruz işte, ne yapalım!

Beylikdüzü travesti kızları olarak kışa hazırlıklarımız sadece yemekle sınırlı değil elbette. Cilt bakımları da ön plana çıkıyor. Yazın güneşten, denizden yıpranan cildimizi onarmak için maskeler, peelingler, nemlendiriciler devreye girecek. Saçlarımıza bakım kürleri yapılacak. Kısacası, kışı kendimize yatırım yaparak, yenilenerek geçireceğiz. Bir nevi kış uykusuna yatıp, bahara daha da güzel, daha da bakımlı bir şekilde “merhaba” diyeceğiz.

Sosyal Hayatın Dönüşümü: Ev Partilerinden Kış Bahçelerine

Yazın sosyal hayatımız genellikle dış mekanlarda geçer. Sahil kenarındaki kafeler, açık hava mekanları, teras partileri, plaj voleybolları… Enerjimiz hep yüksek, hep dışarıdayız. Özellikle biz Beylikdüzü travesti kızları, sosyalleşmeyi, insanlarla bir arada olmayı çok severiz. Yazın o cıvıltısı, bizim de ruhumuza işler.

Ancak sonbaharın gelmesi ve havaların soğumasıyla birlikte, sosyal hayatımız da kabuk değiştiriyor. Artık o uzun sahil yürüyüşlerinin yerini, sıcacık bir kafede içilen kahveler ve edilen koyu sohbetler alıyor. Açık hava partileri, yerini ev partilerine bırakıyor. İşte bu noktada, biz Beylikdüzü travesti kızlarının ev sahipliği yetenekleri devreye giriyor.

Kimimizin evi kısırıyla meşhurdur, kimimiz harika pastalar yapar. Kış akşamlarında bir evde toplanıp, saatlerce süren dedikodu seansları, film geceleri, oyun turnuvaları düzenleriz. Bu buluşmalar, aramızdaki bağı daha da güçlendirir. Dışarının soğuğuna inat, içeride sıcacık bir dostluk ortamı yaratırız.

Ayrıca Beylikdüzü’nün o güzel kış bahçeli mekanlarını da unutmamak lazım. Isıtıcıların altında, üstümüzde battaniyelerle oturup sıcak şaraplarımızı yudumlamanın keyfi de bir başka oluyor. Yazın hareketliliği ve kalabalığı yerini daha sakin, daha samimi ve daha derin sohbetlere bırakıyor. Her ne kadar yazın enerjisini özlesek de, kışın getirdiği bu huzurlu ve sıcak ortamın da tadını çıkarmayı iyi biliriz. Beylikdüzü travesti olmak, her koşulda, her mevsimde hayattan keyif almayı bilmektir.

Her Mevsimin Güzeli Beylikdüzü Travesti

Evet canlarım, bir yazın daha sonuna geldik. Güneşin sıcaklığını, denizin serinliğini, o cıvıl cıvıl günleri geride bırakıyoruz. Biraz hüzünlüyüz, evet. O güzel anıları, yaşanan aşkları, atılan kahkahaları özleyeceğiz. Ama bizler, Beylikdüzü travestileri olarak, karamsarlığa kapılmayız. Çünkü biliriz ki, her bitiş yeni bir başlangıçtır.

Sonbahar, yenilenme, kendine dönme ve dinlenme mevsimidir. Kış ise dostlukların pekiştiği, sıcak sohbetlerin ve ev sıcaklığının kıymetinin anlaşıldığı bir dönem. Önümüzde yaşanacak nice güzel gün, paylaşılacak nice anı var. Biz yine şıkır şıkır giyinip Beylikdüzü sokaklarında salınmaya, kahkahalarımızla etrafı çınlatmaya, en önemlisi de birbirimize destek olmaya devam edeceğiz.

Yaz belki bitti ama bizim enerjimiz, neşemiz, hayat sevincimiz asla bitmez. Biz her mevsimin kadınlarıyız. Şimdi hırkalarımızı giyip, sıcak bir kahve alıp pencereden yağan yağmuru izleme zamanı.

Hoşça kal yaz! Bize yaşattığın tüm güzellikler için teşekkürler. Seneye daha da güzel, daha da eğlenceli bir şekilde görüşmek üzere! Ve sana da merhaba sonbahar, bakalım bize ne gibi sürprizler hazırladın? Biz Beylikdüzü travesti kızları olarak, sana hazırız

Scroll to Top