Kolay İçerik
Kadıköy’e ilk taşındığım gün elimde üç bavul, bir saksı aloe vera ve yarısı yenmiş bir poğaça vardı. Bavullardan biri sadece ayakkabıydı, onu da baştan söyleyeyim. Merhaba, ben travesti Aydan. Bu yazıda yıllardır yaşadığım, kavga ettiğim, barıştığım ve sonunda deli gibi âşık olduğum Kadıköy’ü kendi gözümden anlatacağım.
Vapurda başıma gelen kirpik faciasını, çarşıda turşucuyla girdiğim felsefi tartışmayı ve Moda sahilinde gün batımına karşı yaptığım dramatik iç hesaplaşmaları okuyacaksın. Sonunda da kendi küçük Kadıköy rehberimi paylaşacağım. Çayını koy, gel otur.
Ben Kimim? Travesti Aydan Kendini Anlatıyor
Kısaca şöyle özetleyeyim: Sabah kahvesi olmadan insan değilim, akşam rujsuz evden çıkmam. Arada kalan saatlerde de hayatı mümkün olduğunca kahkahayla yaşamaya çalışıyorum.
İnsanlar bana sık sık “Neden Kadıköy?” diye soruyor. Cevabım hep aynı: Burada kimse sana uzun uzun bakmıyor. Bakıyorsa da ya kombinini beğenmiştir ya da martıyı izliyordur. İkisi de iltifat sayılır.
Travesti Aydan olarak İstanbul’un pek çok semtinde yaşadım. Kadıköy’deki kadar “ben buraya aitim” dediğim bir yer olmadı. Kadıköy biraz o eski arkadaş gibi. Seni olduğun gibi kabul ediyor, sadece arada bir “bu yokuşu topukluyla çıkma kızım” diye uyarıyor.
Mini not: Bir semtin sana iyi gelip gelmediğini ilk haftada anlarsın. Kadıköy bende ilk günden tuttu.
Vapur Ritüeli: Simit, Martı ve Kirpik Krizi
Karaköy’den Kadıköy’e vapurla geçmek benim için terapi gibi. Tek farkı, seans ücreti bir simit ve bir çay.
Bir gün yine vapurdayım. Rüzgâr deli gibi esiyor, ben de en sevdiğim takma kirpiklerimi takmışım. Tam selfie çekecekken sağ gözdeki kirpik “ben bu hayatı yaşamak istemiyorum” deyip uçtu. Yanımdaki teyze büyük bir ciddiyetle “Kızım, böcek mi kondu?” diye sordu. “Teyzeciğim, o böcek bana 180 liraya mal oldu” dedim. Kahkahayı bastık, teyze bana simidinin yarısını verdi. İşte Kadıköy vapuru budur.
Vapurda hayatta kalma tüyoları
- Martıya simit atarken dikkat et. Onlar seni değil, simidi seviyor. Duygusal bağ kurma.
- Rüzgârlı günlerde saç spreyini abart. Utanılacak bir şey yok, ayakta kalan saç kazanır.
- Dışarıda oturmak romantiktir ama kışın romantizmin yerini titreme alır.
Kadıköy Çarşısı: Turşucuyla Felsefe Saati
Çarşı benim haftalık spor salonum. Balıkçı, manav, kuruyemişçi, şarküteri derken adım sayarım tavan yapar. Diyetisyenim de bunu kabul etmeli bence.
En sevdiğim yer, Güneşlibahçe tarafındaki turşucu. Oradaki abiyle yıllardır aynı tartışmayı yapıyoruz. O “en iyi turşu lahanadır” diyor, ben “hayır, acı biber” diyorum. Bir gün bana “Abla, hayat da turşu gibi, bekledikçe kıvamını bulur” dedi. Ben de bir dakika durup gerçekten düşündüm. Sonra iki kilo turşuyla eve döndüm. Felsefe pahalı bir uğraş.
Çarşıda esnafın sana “güzelim”, “abla”, “canım” diye seslenmesi ayrı bir keyif. Travesti Aydan olarak buraya ilk geldiğimde biraz çekingendim. Şimdi balıkçı bana “Bugün levrek taze, senin için ayırdım” diyor. Bu ilişki benim bazı eski sevgililerimden daha sağlam, söyleyeyim.
Mini not: Çarşıya acıkmış gitme. Bir peynir tadarsın, eve üç çeşit peynir, iki çeşit zeytin ve gereksiz bir lokumla dönersin.
Moda Sahili: Gün Batımı ve Dramatik Monologlar
Kadıköy’de en sevdiğim an, akşamüstü Moda sahilinde çimlere oturduğum andır. Güneş yavaşça batar, karşıda tarihi yarımadanın silueti belirir. Ben de kendimi bir Yeşilçam filminin final sahnesinde sanırım.
Arkadaşlarımla orada saatlerce oturduğumuz oluyor. Çekirdek, çay, bol dedikodu. Bir keresinde arkadaşım Selin hayatının aşkıyla ayrıldığını anlatırken o kadar dramatik ağladı ki, yanımızdaki gitarlı çocuk gelip bize özel şarkı söyledi. Sonra Selin o gitarcıyla üç ay çıktı. Moda sahili çöpçatanlıkta da iddialı yani.
Moda’da yapılacaklar
- Gün batımını sahildeki çimlerde izle.
- Moda Caddesi’nde dondurma ye, sıra varsa sabırlı ol. Değer.
- Eski Moda iskelesinin oralarda fotoğraf çek. Işık her açıdan seni güzel gösteriyor.
- Yokuşları topukluyla çıkmaya çalışma. Bu bir tavsiye değil, bir yalvarış.
Bahariye ve Yeldeğirmeni: Kahve, Duvar Resmi ve Sinema
Bahariye Caddesi’nde boğa heykelinin yanından geçip yürümeye başladığında Kadıköy’ün kalbine girmiş olursun. Sağda kitapçılar, solda kafeler, ortada müzik yapan sokak sanatçıları. Ben burada genelde bir kahve alıp sadece insanları izlerim. Herkesin bir hikâyesi var ve Kadıköy o hikâyelere bayılıyor.
Yeldeğirmeni ise benim gizli sığınağım. Duvar resimleriyle dolu sokaklarında kaybolmak bayağı iyi geliyor. Bir keresinde bir duvar resminin önünde poz verirken, bir turist grubu beni de eserin bir parçası sandı. On dakika boyunca fotoğrafımı çektiler. Ben de karşı çıkmadım, sanat herkese ait sonuçta.
Akşamları eski sinemalardan birinde film izlemek de Kadıköy klasiğim. Patlamışmısır elde, karanlık salonda ağlamak… Bunu hiç kimseyle paylaşmadan yapmak da ayrı bir lüks.
Travesti Aydan’ın Başına Gelen En Komik Kadıköy Anları
Bu semtte sıkıcı bir gün geçirmek neredeyse imkânsız. İşte hafızama kazınan birkaç an:
- Yanlış minibüs vakası: Gece yarısı minibüse bindim, telefonla konuşurken nereye gittiğimi fark etmedim. Kendimi Bostancı’da buldum. Şoför “Abla, ben seni Kozyatağı’na kadar götürseydim fark etmeyecektin” dedi. Haklıydı.
- Kedi sahiplenme operasyonu: Kadıköy kedileri bilir kimin kalbi yumuşak. Bir kedi beni üç gün takip etti. Dördüncü gün evimin kanepesinde uyuyordu. Adı Patates. Evin gerçek sahibi artık o.
- Kuaför yanlış anlaşılması: “Biraz açalım” dedim, kuaför saçımı platin sarıya boyadı. İki hafta “Marilyn” diye çağrıldım. Açıkçası alıştım da.
Kadıköy’de Sık Yapılan Hatalar (ve Çözümleri)
Yıllar içinde hem kendim yaptım hem de arkadaşlarımın yaptığını gördüm. Not al:
- Arabayla gelmek: Kadıköy’de park yeri bulmak, piyangodan büyük ikramiye çıkmasından daha zor. Çözüm: Vapur, metro, marmaray. Hepsi seni seviyor.
- Tek bir mekânda takılı kalmak: Kadıköy’ün her sokağı ayrı bir dünya. Çözüm: Her hafta yeni bir sokak keşfet.
- Hafta sonu çarşıya öğlen gitmek: Kalabalıkta kaybolursun. Çözüm: Sabah erken git, en taze ürünler o saatte.
- Rahat ayakkabı almamak: Taşlı sokaklar ve yokuşlar affetmez. Çözüm: Çantana yedek babet koy. Ben öyle yapıyorum, şıklık sonra gelir.
Travesti Aydan’dan Mini Kadıköy Kontrol Listesi
Kadıköy’ü benim gibi yaşamak istiyorsan şu listeyle başla:
- ☐ Vapurda simit ve çay
- ☐ Çarşıda turşu ve peynir turu
- ☐ Moda sahilinde gün batımı
- ☐ Bahariye’de bir kahve ve sokak müziği
- ☐ Yeldeğirmeni’nde duvar resmi fotoğrafı
- ☐ Bir Kadıköy kedisiyle arkadaşlık (dikkat: seni evlat edinebilir)
Kadıköy Biraz da Kendin Olabilmek Demek
Kadıköy bana en çok bir şey öğretti: Kendin olmak, en güzel kombindir. Ne kadar pahalı bir elbise giyersen giy, rahat değilsen olmuyor. Bu semt bana rahat olmayı, gülmeyi ve hayatı biraz daha hafif yaşamayı gösterdi.
Travesti Aydan olarak buradaki her sokakta bir anım, her vapurda bir hikâyem var. Sen de bir gün yolun düşerse kendi hikâyeni yazmaya başla. Önce vapura bin, sonra bir simit al ve martılara çok güvenme. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.

