beylikdüzü'nde travesti hayatları

Beylikdüzü’nde Travesti Olmak: Gündelik Hayattan Kesitler

Beylikdüzü’nde bir sabah uyanırsın, dışarıda martılar bağırır, karşı komşu halı silker, simitçi geçer. Sen de gözünü açar açarsın, aynanın karşısına geçip “Bugün de güzelim ama biraz uyku şişkinliği var” dersin. İşte Beylikdüzü’nde travesti olmanın hikâyesi tam da böyle sıradan sahnelerle başlar. Ne bir film senaryosu kadar dramatik, ne de kimsenin sandığı kadar gizemli. Sadece hayat, işte, o kadar.

Bu yazıda sana Beylikdüzü’nün sokaklarından, kahvaltı masalarından, otobüs duraklarından ve komşuluk ilişkilerinden birkaç kesit anlatacağım. Şaka bir yana, samimi bir yana; hem güleceksin hem “aa aynen ya” diyeceksin. Hazırsan çayını koy, başlıyoruz.

Sabahın Köründe Beylikdüzü Ritmi

Beylikdüzü sabahları biraz tembeldir, biraz da telaşlı. Bir yanda spor yapmaya çıkan emekli amcalar, öbür yanda gece vardiyasından dönenler. Aramızdan biri de o kalabalıkta, elinde kahvesiyle sahile doğru yürür.

İnsanlar sanır ki Beylikdüzü’nde travesti hayatı hep gece yaşanır. Yanlış. Bizim de sabah yürüyüşümüz var, marketten ekmek aldığımız an var, kombiyle kavga ettiğimiz kışlar var. Yani hayatın en normal hali.

Sahilde yürürken bir teyze yanaşır, “Kızım saçların ne güzel olmuş, hangi kuaföre gidiyorsun?” diye sorar. İşte o an, bütün önyargıların bir teyzenin merakı karşısında eriyip gittiğini görürsün. Bazen kabul görmek, koca bir konuşma değil; küçük bir iltifattır.

Komşuluk: Beylikdüzü’nün Gizli Kahramanları

Beylikdüzü’nde apartman hayatı ayrı bir mizah kaynağı. Herkes birbirinin işine karışır ama bir o kadar da sahiplenir.

  • Üst kattaki Nurcan Abla, kapına börek bırakır.
  • Kapıcı Halil Efendi, kargolarını saklar.
  • Karşı daireden çocuk, asansörde “Abla senin ojen çok güzel” der.

Kabul, bazen ters bakışlar da olur. Ama Beylikdüzü’nde travesti komşu olmak, çoğu zaman sandığından daha sıcak geçer. Çünkü mahalle kültürü hâlâ diri. Biri hastalanınca çorba gider, biri taşınınca herkes kolları sıvar.

Bir keresinde asansör bozulmuştu. Yedinci kata çıkarken topuklu ayakkabıyla nefes nefese kalmıştım. Karşı komşu güldü, “Gel kızım, kolundan tutayım” dedi. İşte dayanışma dediğin bu.

Otobüste, Metrobüste, Hayatın İçinde

İstanbul’un trafiği bir başka âlem, Beylikdüzü de bu kaostan payını alır. Metrobüs durağı sabah kalabalığında insanlık müzesine döner.

Metrobüse binersin, biri sana yer verir, biri kaş çatar, biri de telefonuna gömülü hiç fark etmez. Sen de en güzel halinle oturur, kulaklığını takar, kendi filmini çekersin.

Bazen bir muhabbet başlar yanındaki kadınla. Diziden konuşursunuz, kiralardan yakınırsınız, indirim kampanyalarını paylaşırsınız. O an ne travesti kalır ortada ne başka bir etiket; sadece iki İstanbullu, aynı dertten muzdarip iki insan.

Beylikdüzü’nde travesti olmak da işte bu; toplu taşımada, sırada, kuyrukta herkes gibi olmak. Bazen görünmez olmak bir lüks, bazen de en büyük özgürlük.

Kafe Kültürü ve Kızlarla Buluşmalar

Beylikdüzü’nün kafeleri son yıllarda mantar gibi çoğaldı. Sahil boyu bir uçtan bir uca kafe, brunch mekânı, nargile keyfi…

Kızlarla buluşmalar bir ayin gibidir. Herkes en son dedikoduyu getirir masaya:

  1. Kim kiminle küsmüş.
  2. Hangi mekân artık bize soğuk davranıyor.
  3. Yeni açılan güzellik merkezi ne kadar tutuyor.
  4. Kimin aşkı yürümüş, kiminki çöpe gitmiş.

Kahkahalar sahili inletir. Garson bile alışmıştır artık bize; “Ablalar geldi, masayı hazırlayın” der içinden. O masada anlatılan hikâyeler var ya, hiçbir dizi tutmaz yanında.

Sen de bu masalardan birine oturunca anlarsın: Beylikdüzü’nde travesti dostluğu, kan bağından beter. Çünkü seçilmiş aile dediğin, işte tam da bu masada oturur.

Zorluklar da Var, Yok Demiyorum

Her şey toz pembe demiyorum, öyle bir tablo çizmek de haksızlık olur. Bazen ev bulmak zor. Ev sahibi telefonda tatlı, yüz yüze buz kesiyor. Bazen iş görüşmesinde kapı yüzüne kapanıyor.

Sokakta laf atan da oluyor, yan bakan da. Ama biliyor musun, Beylikdüzü genel olarak yaşanabilir bir yer. İnsanları çeşit çeşit, kültürü karışık. Bu karışıklık aslında bir korumaya dönüşüyor bazen; herkes kendi derdinde, kimse çok fazla burnunu sokmuyor.

Zorluklarla baş etmenin de bir yolu var:

  • Kendi çevreni kur: Güvendiğin insanlarla otur kalk.
  • Haklarını bil: Ayrımcılık karşısında sessiz kalma.
  • Mizahı elden bırakma: Gülmek, en ucuz terapidir.

Beylikdüzü’nde Gece Hayatı ve Eğlence

Gece olunca Beylikdüzü başka bir renge bürünür. Sahil boyu ışıklar yanar, mekânlar dolar, müzik yükselir.

Eğlenmeyi seven biriysen buralarda kendine mutlaka bir köşe bulursun. Ama şunu da söyleyeyim: Beylikdüzü’nde travesti gece hayatı, herkesin sandığı gibi sadece eğlenceden ibaret değil. Bazen orası bir sığınak, bazen bir sahne, bazen de sadece stres atılan bir dans pisti.

Bir gece dans ederken tanımadığın biri gelir, “Enerjine bayıldım” der. O an bütün yorgunluğun uçar gider. Çünkü bazen bir yabancının içten gülüşü, bin tane laf ebesinden daha değerlidir.

Küçük Mutluluklar, Büyük Anlamlar

Hayatın tadı büyük olaylarda değil, küçük anlarda saklı. Beylikdüzü’nde bir travesti olarak günün en güzel anları çoğu zaman sıradan şeyler:

  • Sabah kahveni sahilde içmek.
  • Kuaförden yeni saçla çıkmak.
  • Komşunun kapına bıraktığı böreği bulmak.
  • Kızlarla kahkaha atmak.
  • Akşam yorgun ama huzurlu yatağa uzanmak.

Bunların hiçbiri manşet olmaz ama hayatı yaşanır kılan tam da bunlar. Mutluluk dediğin, çoğu zaman ayakların yere basıyor, karnın tok, kalbin rahatsa oradadır.

Sıkça Sorulanlar

Beylikdüzü yaşamak için güvenli mi?
Genel olarak evet. Kalabalık ve çeşitli bir bölge, bu da hayatı biraz daha rahat kılıyor. Ama her yerde olduğu gibi burada da dikkatli olmakta fayda var.

Komşularla ilişkiler nasıl?
Mahalle kültürü hâlâ canlı. Çoğu zaman sıcak, bazen mesafeli. Ama genelde “yaşa ve yaşat” havası hâkim.

Sosyal hayat için imkânlar var mı?
Kafeler, sahil, alışveriş merkezleri, gece mekânları… Kendini yalnız hissedeceğin bir yer değil, orası kesin.

Beylikdüzü Bize Yakışıyor

Ne diyelim, hayat işte. Beylikdüzü’nde travesti olmak; sabah kahvesi, komşu böreği, metrobüs muhabbeti, kızlarla kahkaha ve akşam huzuruyla dolu, tıpkı herkesinki gibi bir yaşam. İnişli çıkışlı, bazen zor, ama çoğu zaman güzel.

Eğer sen de bu şehrin bir köşesinde kendine yer arıyorsan, unutma: Ait olmak, koca sözlerle değil, küçük anlarla kurulur. Bir gülümseme, bir “günaydın”, bir börek… İşte oradan başlar her şey.

Sen de kendi kesitini yaşamaya devam et, gerisi teferruat. Şehir büyük, yürek daha da büyük. Beylikdüzü seni bekliyor, en güzel halinle çık o sokaklara.

Scroll to Top