travesti pınar istanbul

Travesti Pınar: İstanbul’un Tozunu Attıran Güzellik Sırlarım ve Biraz da Dedikodu

Selamlar.. Bugün seninle şöyle bir kahvemizi alıp (benimki sade, senin keyfine kalmış) karşılıklı oturmuşuz gibi dertleşeceğiz. Konumuz belli: Ben, yani Travesti Pınar, ve o dillere destan güzellik sırlarım! Hazırsan kemerlerini bağla, çünkü biraz güleceğiz, biraz şaşıracağız, çokça da güzelleşeceğiz.

Ama baştan anlaşalım; burada öyle sıkıcı, ders kitabı gibi “Cildinizi temizleyin, tonik sürün” muhabbetleri dönmeyecek. Onları zaten her yerde okuyorsun. Biz burada işin mutfağına gireceğiz, hani o kimsenin söylemediği, “Ay yok canım ben sadece su içiyorum” diyen yalancıların sakladığı sırlara… Hadi başlayalım!

İstanbul Geceleri ve Makyajın Dayanıklılık Testi

Bak şimdi, İstanbul dediğin yer sadece Boğaz manzarası ve martı sesinden ibaret değil bebeğim. Hele ki benim gibi Travesti Pınar olarak nam salmışsan, bu şehrin nemiyle, trafiğiyle, bir de üstüne gece hayatının o koşturmacasıyla baş etmek zorundasın. Bir keresinde Taksim’de bir mekandan çıktım, hava nasıl sıcak, nasıl nemli… Yüzümdeki fondöten “Benden bu kadar Pınar, ben kaçıyorum” deyip boynuma doğru şelale gibi akmaya başladı sanırsın. İşte o gün dedim ki, “Kızım Pınar, bu işe bir çözüm bulman lazım.”

Güzellik sırrım numara bir: Sabitleme Spreyi Hayattır! Ama öyle üç kuruşluk spreylerden bahsetmiyorum. Hani şu üzerine sıksan beton etkisi yaratacak cinsten olanlar var ya, onlardan. Makyajı yapmadan önce yüzüme bir kat sıkıyorum, makyaj bitince bir kat daha. O sprey kuruduğunda yüzümde oluşan o gerginlik hissi var ya… İşte o hisse aşığım. Çünkü biliyorum ki o an yüzüme bir kova su atsalar, kirpiğim bile oynamaz.

İstanbul’un kaosu cildini yorar, ruhunu yorar ama makyajını asla yormamalı. Eğer Travesti Pınar stilini yakalamak istiyorsan, o eyeliner jilet gibi duracak, o ruj asla bardağın kenarına bulaşmayacak. Yoksa alem ne der? “Aaa Pınar salmış kendini” dedirtmem ayol!

Cilt Bakımı: Pahalı Kremler mi, Babaanne Yöntemleri mi?

Gelelim en çok sorulan o soruya: “Pınar abla cildin nasıl böyle bebek poposu gibi pürüzsüz?” Vallahi yalan yok, genetik de var ama işin aslı disiplin bebeğim, disiplin! Şimdi sana gidip de “Ay şu markanın 5000 liralık kremini kullanıyorum” desem yalan olur. Ha kullanmıyor muyum? Arada kaçamak yapıyorum ama asıl mucize mutfakta saklı.

Bir gün evde oturuyorum, canım sıkkın, cildim solgun. Dedim “Kız Pınar, kalk bir şeyler yap.” Girdim mutfağa, elime ne geçtiyse karıştırdım. Yoğurt, bal, biraz limon… Sürdüm yüzüme, bekledim 20 dakika. Yıkadığımda aynadaki kıza ben bile inanamadım. O günden beri haftada bir bu Travesti Pınar spesiyalini yaparım. Ama dikkat et, limon asitli, güneşe çıkma sakın ha, sonra yüzünde harita gibi lekelerle gezersin, karışmam!

Bir de şu buz olayı var. Sabah kalktın, yüzün şiş, gözler torba torba… Hemen buzluğa koşuyorsun, bir kalıp buzu alıp yüzünde gezdiriyorsun. O şok etkisiyle cildin bir kendine geliyor, kan dolaşımın hızlanıyor. Hani o filmlerdeki gibi salatalık dilimleri koyup yatmak falan hikaye, asıl olay buzda! Hem bedava hem etkili, daha ne olsun?

Nemlendirici: Cildin Su İçmesi Lazım

Bak tatlım, cildine su içirmezsen o da sana küser, kurur, çatlar, sonra da kırış kırış olursun. Ben her gece yatmadan önce o nemlendiriciyi sürmeden yastığa başımı koymam. İsterse dünya yıkılsın, isterse en yakışıklı manita kapıda beklesin, o nemlendirici sürülecek!

Travesti Pınar tavsiyesi: Nemlendiricini boynuna ve dekolte bölgende de kullanmayı unutma. Yüzün 20 yaşında görünüp boynun 50 yaşında görünürse bütün büyü bozulur. Biz bir bütünüz, her yerimiz ışıldamalı!

Saçlar: O Havalı Yelelerin Sırrı

Ah o saçlar… Saç kadının, pardon herkesin en büyük aksesuarıdır. Benim saçlarım her zaman bakımlı, her zaman hacimli olmak zorunda. Neden? Çünkü ben Travesti Pınar‘ım, sönük saçla bakkala bile gitmem!

Saç bakımında en büyük sırrım ne biliyor musun? Yıkamamak! Şaka yapmıyorum ayol, her gün saç mı yıkanır? Saçın kendi yağına da ihtiyacı var. Ben haftada 2-3 kez yıkarım, diğer günler kuru şampuan cankurtaranımdır. Kuru şampuanı sık, elinle karıştır, al sana kuaförden yeni çıkmış gibi hacimli saçlar. Hem zamandan tasarruf, hem saçın yıpranmıyor.

Bir de saç uçlarına argan yağı sürerim. Ama diplere değil ha, sadece uçlara. Yoksa kafana yağ dökülmüş gibi gezersin, hiç hoş olmaz. Argan yağı saçları yumuşatıyor, kırıkları onarıyor, mis gibi de kokuyor. Saçlarını savurduğunda arkandakiler o kokuyu almalı, dönüp “Kim bu afeti devran?” demeli.

Peruk Sevenlere Özel Tüyolar

Arada değişiklik olsun diye peruk taktığım da olur tabii. Peruk takmak bir sanattır bebeğim. Öyle kafana geçirip çıkamazsın. Altına filesini takacaksın, kendi saçlarını iyice gizleyeceksin. Peruğun ön kısmındaki o tül detayı var ya, onu cildinle bütünleştirmen lazım. Biraz fondöten sür, biraz saç spreyi ile sabitle, kimse anlamaz kendi saçın mı peruk mu.

Benim bir tane sarı peruğum var, taktığım zaman kendimi Marilyn Monroe sanıyorum. O gün tavrım bile değişiyor, daha bir cilveli, daha bir havalı oluyorum. Sen de dene, arada farklı karakterlere bürünmek ruhuna iyi gelir.

Makyaj Çantamın Olmazsa Olmazları

Gelelim çantamdaki hazinelere. Bir Travesti Pınar‘ın çantasında asla eksik olmayan 5 şeyi sayıyorum, not al:

  1. Kırmızı Ruj: Olmazsa olmazım. Dünyanın en kötü gününü bile geçiyor olsan, bir kırmızı ruj sürdüğünde modun anında değişir. Kendine güvenin gelir, yürüyüşün değişir. Kırmızı güçtür, iddiadır.
  2. Eyeliner: Gözler kalbin aynasıdır derler ama ben “Gözler ruhun silahıdır” diyorum. O eyeliner ne kadar keskinse bakışların o kadar etkileyicidir. Kuyruklu bir eyeliner ile deviremeyeceğin kimse yok, bana güven.
  3. Kapatıcı (Concealer): Hayat bazen yorucu, geceler uzun, uykular kısa. O göz altlarındaki morlukları kapatmak, yorgunluğu silmek için bir sihirbaz lazım. İşte o sihirbaz kapatıcıdır. Bol bol sür, aydınlan!
  4. Allık: Yüzüne biraz renk, biraz canlılık katmak için şart. Ama öyle palyaço gibi değil, hafifçe elmacık kemiklerine dokunduracaksın. Sanki utandın da kızardın gibi doğal duracak. (Tabii biz utanmayı çoktan unuttuk ama çaktırma!)
  5. Parfüm: İmza kokun olmalı. İnsanlar seni görmeden kokundan tanımalı. Ben genelde baharatlı ve çiçeksi kokuları karıştırmayı severim. Gizemli ve çekici…

Moda ve Stil: Travesti Pınar Tarzı

Güzellik sadece yüzle bitmez, giyim kuşam da önemli. Benim tarzım biraz cesur, biraz feminen, biraz da rahat. Yani yerine göre giyinmeyi bilirim ama her zaman bir imzam olur. Mesela en sade kot-tişört kombinimde bile devasa küpelerim ya da iddialı bir ayakkabım mutlaka vardır.

Vücudunu tanıman lazım tatlım. Neren güzel? Bacakların mı? O zaman mini etek giy, göster bacaklarını. Belin mi ince? Kemer tak, vurgula belini. Kusurlarını değil, güzelliklerini ön plana çıkar. Travesti Pınar felsefesi budur: Kendini sev, vücudunu sev ve onu en iyi şekilde sergile.

Bir de şu topuklu ayakkabı meselesi var. Topuklu ayakkabı bir kadının (veya kendini kadın hisseden herkesin) duruşunu değiştirir. Kalçalar dışarı, göğüsler ileri… Otomatik olarak bir özgüven yüklemesi yapar. Ama tabii İstanbul kaldırımlarında topukluyla yürümek bir spordur, antrenman ister. Ben kaç kere Arnavut kaldırımlarında bileğimi burkma tehlikesi geçirdim, ohooo… Ama vazgeçtim mi? Asla! Acı yoksa güzellik de yok.

Özgüven: En Büyük Makyaj Malzemesi

Bak şimdi sana en büyük sırrımı vereceğim. Hazır mısın? Dünyanın en pahalı kremlerini de sürsen, en profesyonel makyözlere de makyaj yaptırsan, eğer içinde o ışık yoksa hepsi boş. Güzellik içten gelir bebeğim. Kendini sevmekle, kendinle barışık olmakla başlar her şey.

Ben Travesti Pınar olarak yıllarca neler duydum, neler yaşadım… Kimi zaman yargılandım, kimi zaman dışlandım. Ama aynaya her baktığımda kendime dedim ki: “Sen çok güzelsin, sen çok güçlüsün ve sen bunu hak ediyorsun.” İşte o inanç yüzüme yansıdı. İnsanlar bana baktığında sadece makyajımı, kıyafetimi değil, o enerjiyi, o özgüveni görüyorlar. Ve inan bana, en çekici şey budur.

Bir ortama girdiğinde kafan dik gir. Gülümse. İnsanlarla göz teması kur. Sen kendine değer verirsen, başkaları da sana değer verir. Güzellik sırrı falan hikaye, asıl olay senin duruşunda, bakışında, enerjinde.

Son Sözler ve Vedalaşma

Evet şekerim, Travesti Pınar ile güzellik ve dedikodu seansımızın sonuna geldik. Umarım biraz eğlenmiş, biraz da bir şeyler kapmışsındır. Bu anlattıklarımı uygula, sonra gel bana teşekkür et. Ha bir de unutma, güzellik geçicidir ama espri anlayışı ve zeka kalıcıdır. İkisini birleştirdin mi tadından yenmez!

Sormak istediğin bir şey olursa, ya da “Pınar abla şu konuda ne düşünüyorsun?” dersen yorumlara yaz, çekinme. Ben buralardayım. Kendine çok iyi bak, cildine de iyi bak, ruhuna da iyi bak. Seni seviyorum, öpüyorum, o güzel yanaklarından makas alıyorum!

Hayat kısa, kuşlar uçuyor, Travesti Pınar kaçıyor! Bye bye!

Scroll to Top