Eğer buradaysan, muhtemelen sıkıcı hayatının gri tonlarından biraz olsun sıyrılıp, gökkuşağının en parlak, en cafcaflı renklerine dalmak istiyorsun demektir. Doğru yerdesin. Kemerlerini bağla, çünkü bugün seni Kadıköy’ün o kendine has, biraz salaş, biraz entel ama kesinlikle çok eğlenceli dünyasının tam kalbine götüreceğim. Konumuz kim mi? Tabii ki, ismini duyduğunda bile insanın içinin ısındığı, enerjisiyle Boğa Heykeli’ni bile yerinden oynatabilecek potansiyele sahip o efsanevi karakter: Kadıköy travesti Işık!
Bak baştan anlaşalım, bu öyle ansiklopedi maddesi gibi sıkıcı bir yazı olmayacak. Çayını, kahveni (ya da akşam saatleriyse şöyle buzlu bir şeyler) kap gel. Dedikodu yapacağız, güleceğiz ve Işık’ın o baş döndüren dünyasında bir tur atacağız. Hazırsan başlıyoruz!
Kolay İçerik
Işık Kimdir? Bir Kadıköy Fenomeni
Şimdi, Kadıköy dediğimiz yer zaten İstanbul’un yaramaz çocuğu gibidir. Hani o her ortamda dikkat çeken, biraz asi ama özünde dünya tatlısı olan tipler vardır ya; işte Kadıköy odur. Ve her mahallenin, her semtin bir yıldızı vardır. İşte Kadıköy travesti Işık, bu semtin parlayan yıldızlarından biri. Ama öyle gökyüzünde durup sadece parlayanlardan değil; bizzat yanına gelip, hayatına dokunan, kahkahasıyla seni kendinden geçiren bir yıldız.
Işık’ı tarif etmek için kelimeler bazen yetersiz kalabilir ama deneyelim. Onu ilk gördüğünde düşüneceğin şey muhtemelen “Vay canına, bu enerji nereden geliyor?” olacaktır. Kadıköy travesti Işık, sadece bir isim değil, bir markadır adeta. Yürüyüşüyle kaldırım taşlarını hizaya sokan, bakışıyla en somurtkan adamı bile gülümseten bir aura’sı var.
Neden Herkes Ondan Bahsediyor?
Peki, nedir bu Işık efsanesinin sırrı? Sadece güzellik mi? Hah, güldürme beni! Güzellik dediğin şey Instagram filtresiyle de hallediliyor artık şekerim. Işık’ın olayı başka. Onun olayı ruh.
Kadıköy travesti Işık ile bir araya geldiğinde hissedeceğin ilk şey samimiyettir. Yapmacık tavırlar, sahte gülüşler yok. Neyse o! Bir bakmışsın Bahariye Caddesi’nde dünyanın en ciddi meselesini konuşuyorsunuz, bir bakmışsın iki dakika sonra gülmekten karnınıza ağrılar girmiş. O, hayatı tiye almayı bilenlerden. “Aman boşver be tatlım, dünya dönüyor biz de dönüyoruz işte” rahatlığında, ama bir o kadar da zeki. Hazırcevaplığı dillere destan. Lafı gediğine öyle bir koyar ki, “Keşke bunu not alsaydım” dersin.
Kadıköy Sokaklarında Işık’la Bir Gün
Hayal et şimdi… Kadıköy Rıhtım’dasın. O kalabalık, vapur düdükleri, martı sesleri… Tam bir kaos, ama güzel bir kaos. İşte Kadıköy travesti Işık bu kaosun içinde sörf yapan usta bir sörfçü gibi.
Onunla Kadıköy’de gezmek, sıradan bir yürüyüş değildir, bir “event”tir, bir olaydır. Moda’ya doğru çıkarken selam vermediği esnaf, şakalaşmadığı kedi kalmaz. Barlar Sokağı’ndan geçerken müziğin ritmine kapılıp olduğu yerde dans etmeye başlayabilir. Ve inanın bana, o dans ettiğinde dünya durur, sadece Işık döner.
Bir Işık Klasiği: Kahve Falı ve Hayat Dersleri
Işık’la oturup bir kahve içmek, terapiste gitmekten daha etkilidir bazen. (Ve kesinlikle daha ucuz, şaka şaka!). Kahve fincanını ters çevirdiğinde, sadece telvelere bakmaz, senin ruhuna bakar sanki.
“Kızım/Oğlum, bu ne hal?” der, “Üç vakte kadar sana bir ferahlık var ama önce şu omuzlarındaki yükü bir atman lazım.”
Kadıköy travesti Işık, hayatın çemberinden geçmiş, feleğin çemberini de hulahop niyetine belinde çevirmiş biridir. Aşk acısı mı çekiyorsun? Işık’ın reçetesi bellidir: “Aman bebişim, gidenin arkasından ağlanmaz, ancak gidenin yerine yenisi seçilir!” İş yerinde patronun mu darladı? “Takma kafana, o patron dediğin bugün var yarın yok, senin o güzel enerjini emmesine izin verme.”
Onunla sohbet ederken zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın. Bir bakmışsın saatler akmış gitmiş, hava kararmış ama senin için aydınlanmış. Çünkü Kadıköy travesti Işık adı üstünde, girdiği ortamı aydınlatır.
Işık’ın Tarzı: Moda Haftası’na Taş Çıkartan Kombinler
Gelelim stil meselesine. Eğer Işık’ı bir gün pijamayla bakkala giderken görürseniz, bilin ki o gün kıyamet kopacaktır. Şaka bir yana, Işık her daim bakımlı, her daim şıktır. Ama bu şıklık öyle dergilerden fırlamış, sıkıcı bir şıklık değil. Kendine has, eklektik bir tarzı vardır.
Vintage parçaları modern aksesuarlarla öyle bir harmanlar ki, “Bunu ben giysem deli derler, o giyince ikon oluyor” dedirtir. Kadıköy travesti Işık, renklerden korkmaz. Neon pembeler, elektrik mavileri, leopar desenleri… Hepsini üzerinde gururla taşır. Çünkü o bilir ki, hayat gri giyinmek için çok kısa.
Makyajı? Sanat eseri. O eyeliner’ı nasıl o kadar kusursuz çekebildiğini NASA bilim insanları bile hala araştırıyor olabilir. Dudaklarındaki rujun tonu, o günkü ruh halinin bir yansımasıdır. Kırmızıysa dikkat, iddialı bir gün; nudeyse sakin ve huzurlu bir modda demektir.
Neden Kadıköy? Neden Işık?
İstanbul büyük, seçenek çok. Peki neden herkesin dilinde Kadıköy travesti Işık var? Çünkü Kadıköy’ün ruhuyla Işık’ın ruhu birbirini tamamlıyor.
Kadıköy özgürlüktür. Kimsenin kimseye “Bunu neden giydin?”, “Neden böyle gülüyorsun?” demediği, hoşgörünün başkentidir. Işık da bu özgürlüğün simgesidir. O, olduğu gibi var olabilmenin, kendini sevmenin ve hayatı kutlamanın canlı kanıtıdır.
Avrupa Yakası’nın o bazen soğuk, bazen fazla “kurumsal” havasından sıkılanlar soluğu Kadıköy’de, Işık’ın yanında alır. Çünkü burada kasıntı olmak yasaktır. Burada “elalem ne der” diye bir kaygı yoktur. Burada sadece “biz ne hissediyoruz” vardır. Ve Kadıköy travesti Işık, bu hislerin tercümanıdır.
Eğlencenin Adresi
Eğer Işık o gece dışarıdaysa, bilin ki o gece olaylı geçecektir. Pozitif anlamda tabii ki! Girdiği mekanda DJ müziği değiştirir, garsonlar daha hızlı servis yapar, ortamın enerjisi bir anda tavan yapar.
Dans etmeyi sever, şarkı söylemeyi sever (sesi güzel midir tartışılır ama cesareti kesinlikle takdire şayandır!). Onu izlerken içinizdeki o bastırılmış “eğlenceli insan” uyanır. “Yahu ben de kalkıp göbek atsam mı?” diye düşünürken bulursunuz kendinizi. Ve cevap her zaman “Evet, at!” olmalıdır. Çünkü Işık’ın dünyasında yargılamak yok, sadece yaşamak var.
Işık’la İlgili Şehir Efsaneleri (İnanmayın Ama Gülün)
Tabii her popüler figür gibi Kadıköy travesti Işık hakkında da dilden dile dolaşan bazı efsaneler var. Bunları duyduğunuzda gülüp geçin diye anlatıyorum:
- “Aslında gizli bir ajanmış.”
Hah! Keşke! Düşünsenize Işık’ı Bond kızı olarak. “Martini’m çalkalanmış olsun tatlım, karıştırılmış değil, ayol!” diyerek dünyayı kurtarıyor. Ama yok, Işık’ın tek misyonu can sıkıntısını ortadan kaldırmak. - “Kadıköy Belediye Başkanı’nın gizli danışmanıymış.”
Bu aslında kulağa mantıklı geliyor. Kadıköy’ün bu kadar renkli olmasında belki parmağı vardır, kim bilir? Ama resmi bir görevi yok, o halkın gönüllü neşe elçisi. - “Vampirmiş, o yüzden hiç yaşlanmıyormuş.”
Bakın bu konuda şüphelerim var. Yıllardır tanıyorum, kadında bir gram kırışıklık yok. Ya çok iyi bir nemlendirici kullanıyor ya da gerçekten geceleri gençlik iksiri içiyor. Sırrını sorsan “Aşkım, ruhun gençse cildin de genç kalır” diyor. Biz de yiyoruz tabii, kesin Estee Lauder’in gizli kasasını patlattı!
Işık’tan Hayat Tavsiyeleri: “Kendine Gel Şekerim!”
Şimdi biraz ciddileşelim (ama çok değil). Kadıköy travesti Işık sadece eğlence demek değildir. Onunla konuştuğunuzda hayatın zorluklarına karşı nasıl dik durulacağını da öğrenirsiniz. İşte Işık felsefesinden inciler:
- “Kendini sevmezsen, başkası seni nasıl sevsin ayol?”
Klasik ama altın değerinde. Işık, özgüvenin vücut bulmuş halidir. Sabah aynaya baktığında kendine “Günaydın fıstık” diyebilmenin önemini ondan öğrenirsiniz. - “Gülmek en iyi makyajdır, ama iyi bir ruju da ihmal etme.”
Pozitif olmanın gücüne inanır ama dış görünüşüne özen göstermenin de bir kendine saygı meselesi olduğunu vurgular. - “Hayat bir podyum, yürüyüşünü bozma.”
Düşebilirsin, topuğun kırılabilir, ayağın burkulabilir. Önemli olan toparlanıp, başını dik tutup yürümeye devam etmektir. Işık bunu en iyi yapanlardan.
Işık’ı Aramak Değil, Işık’ı Yaşamak
İstanbul’un gri betonları arasında açan egzotik bir çiçektir. Eğer yolunuz Kadıköy’e düşerse (ki düşmeli), gözlerinizi dört açın. O şen kahkahayı duyduğunuzda, o ışıltılı silüeti gördüğünüzde çekinmeyin. Bir “Merhaba” deyin. Belki o gün sizin için sıradan bir gündür, ama Işık’la karşılaştıktan sonra kesinlikle unutulmaz bir güne dönüşecektir.
Onun hikayesi, aslında hepimizin hikayesi. Var olma, kabul görme, sevme ve sevilme mücadelesi… Ama o bu mücadeleyi dramla değil, komediyle, dansla ve renklerle veriyor. Ve bu yüzden kazanıyor.
Hayat çok ciddi olmak için çok kısa. Bırakın biraz Işık girsin hayatınıza. Kadıköy’ün rüzgarı saçlarınızı dağıtsın, Işık’ın esprileri yüzünüzü güldürsün. Unutmayın, her birimiz kendi hayatımızın başrolüyüz ama bazen sahneye Kadıköy travesti Işık gibi konuk oyuncular girer ve şovu çalar.
Kadıköy’ün Diğer Renkleri ve Işık’ın Yer
Şimdi, Işık’tan bu kadar bahsettik ama onu çevreleyen ekosistemi de anlatmazsak hikaye eksik kalır. Kadıköy travesti Işık, tek başına bir yıldız olsa da, aslında kocaman bir galaksinin parçası. Kadıköy’ün o kendine has dokusu, Işık gibi karakterlerin yetişmesine ve serpilmesine olanak tanıyor.
Düşünün bir kere; Cihangir’in o bazen fazla entelektüel kasıntısı burada yoktur. Nişantaşı’nın “marka giymezsen seni insan yerine koymam” havası da Kadıköy’e uğramaz. Kadıköy, herkesin, her rengin, her sesin birbirine karıştığı dev bir kazandır. Ve Işık, bu kazanın en lezzetli baharatlarından biridir.
Sokak müzisyenlerinin yanından geçerken onlara vokal yapmasıyla ünlüdür mesela. Bir bakarsınız kemancı çocuk hüzünlü bir melodi çalıyor, Işık oradan geçerken “Ay içimiz şişti be oğlum, çal şöyle hareketli bir şeyler de göbek atalım!” diye müdahale eder. Ve işin garibi, kimse yadırgamaz. Kemancı çocuk gülümser, ritmi hızlandırır, sokaktaki teyzeler alkış tutar. İşte Kadıköy travesti Işık etkisi budur: Anlık mod değiştirici!
Sosyal Medyada Işık Rüzgarı
Tabii devir teknoloji devri. Işık sadece sokaklarda değil, dijital dünyada da bir fenomen olma yolunda (kendi çapında tabii). Instagram story’lerini izlemek, Netflix’te komedi dizisi izlemekten daha eğlenceli olabiliyor bazen. Filtre kullanırken bile “Ay bu filtre beni benden aldı, Angelina Jolie oldum resmen!” diye kendini tiye alması yok mu…
DM kutusu eminim ki “Abla bir derdim var” diyenlerle doludur. Ve Işık, o yoğunluğunun arasında bile insanlara cevap vermeye, onlara moral aşılamaya çalışır. Çünkü o, insanları seviyor. İnsan hikayelerini seviyor. “Herkesin bir romanı var tatlım, önemli olan o romanın sıkıcı sayfalarını hızlı geçip aksiyona odaklanmak” der hep.
Kadıköy travesti Işık hashtag’ini aratırsanız karşınıza çıkan fotoğraflarda hep aynı şeyi görürsünüz: Gülen yüzler. Onunla fotoğraf çektiren herkesin yüzünde o anlık mutluluğun izi vardır. Enerji bulaşıcıdır derler ya, Işık pozitif bir virüs gibi yayıyor neşesini.
Işık’ın Gözünden İstanbul
Bir gün Işık’a sormuşlar (ya da ben uyduruyorum şu an ama sorsalar böyle derdi): “İstanbul senin için ne ifade ediyor?”
Cevabı muhtemelen şöyle olurdu:
“İstanbul benim sahnem bebeğim! Boğaz köprüsü dekorum, vapurlar ışıkçım, martılar da vokalistlerim. Bu şehir zor, bu şehir yorucu, evet. Bazen insanı çiğneyip tükürür. Ama o kadar güzel ki… Kız Kulesi’ne bakıp da aşık olmamak mümkün mü? Ya da Galata’nın o vakur duruşuna hayran kalmamak? Ben bu kaosun içinde kendi düzenimi kurdum. Trafiğe küfretmek yerine radyoyu açıp göbek atıyorum. Pahalıya satılan domatese kızmak yerine pazarcıyla flört edip indirim kapıyorum. İstanbul’la dans etmeyi bileceksin, ayağına basarsan küser, ama ritmine uyarsan seni dünyanın en mutlu insanı yapar.”
İşte Kadıköy travesti Işık bilgeliği budur. Şikayet etmek yerine uyum sağlamak, değiştiremeyeceğin şeyler için üzülmek yerine değiştirebileceğin tek şey olan “bakış açını” değiştirmek.
Travesti Kültürü ve Kadıköy
Bu yazı sadece bir eğlence yazısı değil, aynı zamanda bir farkındalık kırıntısı da taşısın istiyorum. Kadıköy travesti Işık gibi bireyler, toplumumuzun rengarenk mozaik taşlarıdır. Yıllarca ötekileştirilen, görmezden gelinen ya da sadece karikatürize edilen bu insanlar, aslında şehrin hafızası, sokağın neşesi ve mücadelenin simgesidirler.
Kadıköy’ün bu anlamda kucaklayıcı olması çok kıymetli. Işık’ın sokaklarda başı dik yürümesi, esnafla şakalaşması, o mahallenin bir parçası olarak kabul görmesi, aslında toplumsal barışın en güzel örneğidir. Önyargıların kırıldığı yerde dostluk başlar. Ve Işık, o balyoz gibi esprileriyle en sert önyargı duvarlarını bile tuzla buz etmeyi başarıyor.
Onunla tanışan, sohbet eden insanlar, kafalarındaki o “korkutucu” veya “farklı” imajın yerle bir olduğunu görüyorlar. Karşılarında kanlı canlı, dertleri, sevinçleri, umutları olan ve üstüne üstlük dünyalar tatlısı bir insan buluyorlar.
Gece Hayatının Kraliçesi mi? Yoksa Gündüzün Prensesi mi?
Kadıköy travesti Işık hakkında en büyük yanılgılardan biri, onun sadece bir gece kuşu olduğudur. Tamam, geceleri parladığı doğru ama gündüz Işık’ı bambaşka bir tatlılıktadır.
Pazar sabahı Moda sahilinde çimlere yayılmış, termosundan kahvesini içerken görebilirsiniz onu. Güneş gözlüklerini takmış (muhtemelen kocaman ve taşlıdır), yanından geçen köpekleri seviyordur. “Ay sen ne tatlı şeysin, sahibin bekar mı?” diye espriyi patlatır.
Ya da Salı Pazarı’nda kumaş seçerken… “Abla bu kumaştan bana elbise çıkar mı, yoksa sadece etek mi olur?” diye pazarcı ablayla hararetli bir moda tartışmasına girer. Pazarcı abla da “Sana her şey yakışır Işık’ım” diye gazı verir. İşte o an, o pazar yeri bir podyuma dönüşür.
Yani Işık, 7/24 yaşayan, her anın tadını çıkaran bir karakterdir. Onu belli kalıplara, belli saatlere sığdırmak imkansızdır.
Senin de Bir “Işık”ın Olsun
Bu yazıyı okurken belki de içinizden “Keşke benim de Işık gibi bir arkadaşım olsa” diye geçirdiniz. Haklısınız, herkesin hayatında bir Işık’a ihtiyacı var. Sizi yargılamadan dinleyecek, düştüğünüzde elini uzatıp kaldıracak ve sonra da “Kalk kız, makyajın aktı!” diye güldürecek birine.
Ama belki de o Işık, sizin içinizdedir? Belki de Kadıköy travesti Işık‘ın bize öğrettiği en önemli şey, kendi içimizdeki o neşeli, o korkusuz, o renkli karakteri dışarı çıkarmaktan korkmamamız gerektiğidir.
Belki yarın işe giderken o çok sevdiğin ama “çok dikkat çeker” diye giyemediğin kırmızı gömleği giyersin. Belki sokakta yürürken kulaklığında çalan şarkıya eşlik edersin yüksek sesle. Belki asansörde somurtan komşuna kocaman bir “Günaydın!” dersin.
Işık’tan ilham almak demek, onun gibi olmak demek değil; kendin gibi olmaktan korkmamak demektir. Kadıköy travesti Işık, kendi gibi olmayı başardığı için bu kadar seviliyor. Sen de kendi ışığını yansıt, emin ol Kadıköy sokakları kadar olmasa da, kendi çevreni aydınlatacaksın.
Son Sözler ve Veda (Şimdilik)
Evet sevgili okur, Kadıköy travesti Işık dünyasına yaptığımız bu uzun yolculuğun sonuna geliyoruz. Umarım bu yazı, yüzünde bir tebessüm oluşturmuştur. Umarım Kadıköy’e yolun düştüğünde etrafına daha farklı, daha meraklı gözlerle bakarsın.
Işık, belki şu an bir yerlerde kahkahalar atıyor, belki bir kediyi seviyor, belki de yeni bir kombin deniyor. Ama emin olduğumuz tek şey var: O orada, Kadıköy’ün kalbinde atmaya devam ediyor.
Eğer bir gün onunla karşılaşırsanız, bu yazıyı okuduğunuzu söyleyin. Muhtemelen “Ay inanamıyorum, ünlü oldum desene! Hemen imza günümü ayarlayalım!” diyecektir. Ve inanın bana, o imzayı atmadan da sizi bırakmaz.
Hayat, gri bulutların arkasındaki gökkuşağını görebilenler için güzeldir. Işık, o gökkuşağının ta kendisi.
Sevgiyle, renkle ve Işık’la kalın!

